"risk altında özkaynak" çevrilmesi Boşnakça diline:


  Sözlük Türk-Boşnakça

Altında - tercüme : Altında - tercüme : Risk - tercüme : Altında - tercüme :
Pod

Altında - tercüme : Altında - tercüme : özkaynak - tercüme : Altında - tercüme : Risk - tercüme : Altında - tercüme :

Ads

  örnekler (Harici kaynaklar, incelemediniz)

Hayatının risk altında olduğunu söyledi.
Rekla mi je da je opasno život.
Biljali Makedonya nın etnik dengesi risk altında
Biljali ugrožena etnička ravnoteža u Makedoniji
Risk
Rizik
Hal böyleyken, toplamın çeyreği kadar çocuk bu ağın altında risk içinde.
I opet, samo četvrtina djece pod rizikom spava pod mrežom.
Risk alamayız.
Ne smemo da rizikujemo.
Risk al.
Rizično.
Aldığınız bir risk ve bu risk bile kutsanmış.
Čak i ako nosi rizik, i taj rizik je blagoslovljen.
Risk alamazdım, biliyorsun.
Ne smem da rizikujem.
Risk almak istemiyorum.
Ne želim ništa riskirati.
Makul bir risk.
Rizik vredan nasih zivota.
Ama hangi risk?
Šta da rizikujemo?
ve az risk.
I mali rizik.
Büyük bir risk.
To je ogroman rizik.
Risk yok ki.
Nema rizika.
Tam bir risk.
Idi na galeriju.
Psikiyatri'de bir risk.
Jedan od rizika psihijatrije, bojim se.
Ülkenin Avrupa ile Bütünleşme Ofisi'nin başkanı, AB üyeliğinden daha fazlasının risk altında olduğunu söylüyor.
U pitanju je i više od članstva u EU, kaže šefica Ureda za evropske integracije zemlje.
Fakat şiddet yalnızca futbol sahasıyla sınırlı değil taraftar suçlarını haber yapan gazeteciler de risk altında.
Međutim, nasilje nije ograničeno na fudbalski teren, jer su pod rizikom i novinari koji izvještavaju o tim krivičnim djelima.
İkimizde büyük risk altındayız.
Obojica jako puno riskiramo.
Gereksiz yere risk almamalıyız.
Bez nepotrebna rizika.)
O risk sana ait.
To je tvoj rizik.
Risk almazsanız, oyunu oynayamazsınız.
Bez rizika, nema profita.
Heyecan, büyük risk, tehlike.
Uzbuđenje, veliki rizici, opasnost.
Çok büyük risk alıyorsun.
NE SMEMO JE PUSTITI.
Risk beni asla korkutmaz.
Rizik me mnogo ne uznemirava.
Bu risk hoşuma gitti.
Rado ću prihvatiti takav rizik.
Bu yüklenemeyeceğimiz bir risk.
Rizikovaćemo.
Ama birisi risk almalı?
Ali čovek mora da rizikuje.
Bir risk olduğunu biliyorlardı.
Kažem to da su znali da je postojao određeni rizik.
Onu izlemek büyük risk.
Veliki je rizik ako ga pratimo dole.
Direniş tohumları filizlenmeye başladı. Sabotaj için silah ve patlayıcılar yeraltına çekilen basın ve risk altında yapılan dağıtımlar.
Polako, otpor se organizovao oružje i eksplozivi za sabotaže, ilegalne novine, štampane i dijeljene uz veliki rizik.
Hayır, hayır. Hiçbir risk yok!
Nema opasnosti.
Bu da risk almak demek.
A to stvara rizik.
Ne kadar da risk almışsın.
Reskirala si.
Riskli olduğunu biliyorum. Risk mi?
Džetro, rekao sam što sam morao da bih održao mir.
Tamam, öyleyse risk almak zorundayım.
U redu, onda. Moram sam da riskiram.
Risk almazsan, bir şey kazanamazsın.
Ništa uloženo, ništa dobiveno
Gereksiz risk almanızın anlamı yok.
Već smo izgubili četiri pilota.
Olabildiğince yaklaş, ama risk alma.
Priđite što bliže, ali ne riskirajte.
İyi. Kaptan, büyük risk aldınız.
Kapetane... stvarno ste mnogo rizikovali.
RIINVEST Enstitüsü direktörü Lumir Abdikshiku, Kosova'nın, hükümetin kamu maliyesi idaresinin sonucu olarak daha fazla risk altında olduğunu söylüyor.
Lumir Abdixhiku, izvršni direktor Instituta RIINVEST, kaže da Kosovu prijeti veći rizik zbog načina na koji vlada upravlja javnim finansijama.
Risk altındaki tek sektör turizm değil.
Turizam nije jedini ugroženi sektor.
Senin için risk burada sona eriyor.
Vaš rizik je završen.
Bir adamı öldürüp risk mi alıyorsun?
Ti da ubiješ čovjeka? Ti da riskiraš?
Başka yolu yok, risk çok fazla.
Rizik je prevelik da postupimo drugačije.

 

Ilgili aramalar: Risk Altında - Risk - Risk Alma - Yüksek Risk - Risk Alman - Risk Almak - Risk Altındaki - Risk Almayı - Büyük Risk - Risk Almak Için -