"hisseleri için başvuruda" çevrilmesi Fransız diline:


  Sözlük Türk-Fransızca

Için - tercüme : Için - tercüme :
à

Için - tercüme : Hisseleri - tercüme : Başvuruda - tercüme : Için - tercüme : Başvuruda - tercüme : Hisseleri - tercüme : Için - tercüme : Için - tercüme :

Ads

  örnekler (Harici kaynaklar, incelemediniz)

Ana dal değişimi için başvuruda bulundum!
J'ai demandé un changement de matières principales !
Bütün hisseleri sana veriyorum.
Je te laisse investir au départ. Mary.
BİRLİK ÜYELİĞİNE BAŞVURUDA BULUNMAK İÇİN GEREKLİKOŞULLAR VE PROSEDÜR
CRITÈRES D ÉLIGIBILITÉ ET PROCÉDURE D ADHÉSION À L UNION
Hisseleri kimin aldığını asla bilmeyecek.
Il ne saura pas à qui il doit ça.
Keşke Karl Heinz başvuruda bulunsaydı.
Si KarlHeinz s'était déclaré!
St. Faith'te görev almak için başvuruda bulunmam sizi üzdü mü?
Déplorezvous que l'on m'ait mise à la tête de SainteFoi ?
Oliver, hisseleri geri almak istemez misin?
Tu ne veux pas les racheter?
Hisseleri benden geri almak istemediğini söylemiştin.
Tu avais dit ne pas vouloir les racheter.
Başvuruda bulunup tayın karnesi bile çıkarttırmıyorsun.
Que faistu? Tu vis caché.
Zavallı çocuk. Tabii ya, ağabeyin başvuruda bulunmamıştır.
Parce que ton frère n'est pas déclaré?
Elimde ne var? Tren yolu, petrol, pamuk hisseleri.
Chemins de fer, pétrole, coton.
Carlotta, durum şu. Jordan hisseleri asla piyasaya sürülmedi.
Les Jordan n'ont jamais été en vente.
Adam, hisseleri kendi kanını vererek geri almaya can atıyor.
Cet homme est prêt à racheter les titres avec son propre sang.
SSH araştırma programı kapsamında fon sağlamak üzere başvuruda bulunmak için lütfen resmi belgeleri inceleyiniz.
Pour déposer une demande de financement au titre du programme SSH, veuillez consulter les documents officiels.
Bu yüzden, o hisseleri kendi kanımı vermem gerekse bile ondan alacağım.
Alors, je lui enlèverai ces titres des bras si je dois les payer de mon sang.
Belki sana söylemediler ama, bu başvuruda benim imzam da gerekli, Anne.
Ils ne te l'ont peutêtre pas dit, mais la demande nécessite ma signature aussi.
Hisseleri o zaman alabilirim ve tüm o parayla kızınıza değerli bir şeyler alabilirim.
Et avec tout cet argent, je pourrais mériter la main de votre fille.
Arnavutluk, Bosna Hersek, Hırvatistan, Makedonya, Karadağ ve Sırbistan üyelik için ortak başvuruda bulunmuş olup, hali hazırda birkaç senedir AÇA ile işbirliği yapmaktadır.
L Albanie, la Bosnie et Herzégovine, la Croatie, l ancienne République yougoslave de Macédoine, le Monténégro ainsi que la Serbie ont fait valoir conjointement leur candidature et coopèrent depuis plusieurs années déjà avec l AEE.
Fonlar çoğunlukla atanan araştırmalara yönelik sözleşmeler ya da araştırmacıların başvuruda bulunduğu çerçeve programlar yoluyla elde edilebilmektedir.
Les fonds sont pour la plupart mis à disposition par le biais de contrats de recherche ou de programmes cadres pour lesquels les chercheurs posent leur candidature.
Ana, baba ve akrabaların miras olarak bıraktıklarında erkeklerin hissesi vardır. Kadınların da ana, baba ve akrabaların bıraktıklarında hisseleri vardır.
Aux hommes revient une part de ce qu'ont laissé les père et mère ainsi que les proches et aux femmes une part de ce qu'ont laissé les père et mère ainsi que les proches, que ce soit peu ou beaucoup une part fixée.
Bir hizmet acentası olarak Ofisin, müşterilerini, yani kendi marka ve tasarımları için OHIM'e başvuruda bulunan girişimleri Ofis mekanizmasında merkezi bir konumda tutması ve onlara en iyi fiyata en iyi hizmeti vermesi gerekmektedir.
En tant qu agence de services, l Office se doit de placer ses clients,à savoir les entreprises qui enregistrent leurs marques,dessins et modèles auprès de l OHMI,au centre de son mécanisme global afin de leur fournir son meilleur service au meilleur prix.
İçin için seviniyorsundur.
Tu pourrais triompher !
Benim için için!
A moi!
Atım için, ilk günüm için, içki için.
Mon cheval, mon premier jour, un verre!
senin için, Wick için ve kendim için.
On t'aime.
Düşünün, fiyat düşükken sattılar, sattıkları bu hisseleri alıp yerine koymaları gerekiyor, ve fiyat yükselmeye devam ettikçe zararları artıyor, fiyat daha da yükselmeden hemen gidip almaya çalışıyorlar, zira pozisyonlarını kapatmak zorundalar, bu hareket de fiyat oynaklığını yükseltiyor.
Ceux qui vendent en bas et ensuite achètent en haut, et donc augmentent la volatilité, se font tuer.
Yaşayanlar için, ölüler için...
les vivants ainsi que les morts?
Ne için? İçmek için.
Mais pour boire !
İçin gidiyor sıvışmak için.
Qu'estce que t'attends pour t'en aller ?
Ne için? Alışveriş için.
Quoi faire?
Avukat için, sevgilisi için.
Prendre un avocat pour sa dulcinée.
Bölük için, onlar için.
Pour qui il travaille ? pour la troupe, pour eux.
Balık Acitrezza için, dede için, baba için, oğul için yaşam demektir.
Quand la pêche va, on arrive à vivre. Et c'est comme ça depuis la nuit des temps.
için
ceci 160
İçin.
Buvez !
İçin.
Buvez.
Başkası için değil, kendin için.
Pour personne d'autre que pour toi même.
Senin için değil, prenses için.
Je ne parlais pas de vous, mais de la princesse.
Senin için endişelendiğim için söylüyorum.
Je dis ça pour vous.
Hadi beyler. Lütfen için! İçin.
Buvez, messieurs !
Sizin için değil, kendim için.
Ce n'est pas pour vous, c'est pour moi.
Ne için affedeceğim? Herşey için.
Vous pardonner quoi ?
Sizin için. Benim için mi?
N'insistez pas, ce garçon a la pudeur de ses émotions.
Kim için? Bay Rademacher için.
M. Rademacher.
Bizim için değil, senin için.
Pas pour nous, pour vous.

 

Ilgili aramalar: Için Başvuruda - Için - Başarmak Için - Için Savaşmaya - Gerçekleştirmek Için - Takılmak Için - Için Ideal - Değiştirmek Için - Bunun Için - Sürdürmek Için -