"kapılar açık gün" çevrilmesi Fransız diline:


  Sözlük Türk-Fransızca

Açık - tercüme : Gün - tercüme : Açık - tercüme : Açık - tercüme : Açık - tercüme : Açık - tercüme : Açık - tercüme : Açık - tercüme : Açık - tercüme : Açık - tercüme :

Ads

  örnekler (Harici kaynaklar, incelemediniz)

Kapılar yarı açık kalsın.
Laissezles ouvertes.
Altın kapılar ardına kadar açık tutulsun.
Laissez les portes d'or grand ouvertes.
Anahtarla hala kurulum modu ve operatör kapılar artık açık geçiş
Avec la clé interrupteur toujours en mode de configuration et les portes de l'opérateur maintenant ouvert
Kapılar kapanıyor.
Les portes se ferment.
Kapılar kilitliydi.
Tout était verrouillé.
Kapılar yaptırdı.
A cause des portes !
Kapılar yaptırdı!
Oui, les portes !
Kapılar açık, ...nöbetçiler sızmış kör kütük, dalga geçiyorlar sanki horul horul.
Les portes sont ouvertes. Et les valets repus ronflent au mépris de leur charge.
Beni sevmediği gün gibi açık.
Elle m'aime pas, c'est un fait... il y a qu'à la regarder.
Kapılar birazdan kapanacak
Le rideau va se lever dans quelques minutes.
Kapılar yaptırdı bana.
C'était à cause des portes !
Kapılar çok küçük.
Les portes sont trop petites.
Kapansın bütün kapılar!
Qu'on ferme la porte !
Her şeyi ayarladım. Kapılar açık, ışıklar yanıyor. Adamın kendisi dışında her şey hazır.
Les femmes enfermées la porte ouverte et la bougie allumée tout, sauf les renforts que nous espérions
Bu kapılar çok alçak.
Ces portes sont très basses.
Kapılar 6'da kapanır.
Les grilles sont fermées à 6 h.
Kapılar kendi kendilerine kilitlenmezler.
La porte s'est fermée toute seule ?
Kapılar açıldığından beri doluyuz.
C'est la cohue depuis l'ouverture.
Kapılar açıldığında herkes kaçacak.
Tous les détenus vont s'évader.
Bütün kapılar yüzümüze kapanıyor.
Où qu'on aille, on se fait rembarrer !
Kapılar çalınmak için vardır.
Les portes sont faites pour frapper.
Franz, bana bütün kapılar açıldı. Bütün kapılar. Bu Tanrı'nın bir mucizesiydi.
Franz, les portes se sont ouvertes, toutes les portes, c'est un miracle du Seigneur.
Kapılar yüzünden ne kadar sirkülasyon kaybettiğinizi bilseniz şaşırırsınız. Bilhassa böyle kapılar.
Nous enlèverons les chaises, les tables... et peutêtre le tapis.
Açık deniz,gün ışığı,eğlence ve kızlar.
L'air marin, le soleil, les filles.
Kaldırın başınızı, ey kapılar! Açılın, ey eski kapılar! Yüce Kral girsin içeri!
Portes, élevez vos linteaux Élevez vous, portes éternelles! Que le roi de gloire fasse son entrée!
Kaldırın başınızı, ey kapılar! Açılın, ey eski kapılar! Yüce Kral girsin içeri!
Portes, élevez vos linteaux Élevez les, portes éternelles! Que le roi de gloire fasse son entrée!
Telgraf bir işe yaramaz. Hatlar bir gün açık, öbür gün kesik.
La ligne est si souvent coupée... 55 kilomètres !
Adn cennetleri kapılar onlara açılmıştır.
Les Jardins d'Eden, aux portes ouvertes pour eux,
Evlerine kapılar ve konforlu mobilyalar.
(Nous aurions pourvu) leurs maisons de portes et de divans où ils s'accouderaient,
Bütün pencere ve kapılar parmaklıklı.
Les portes et les fenêtres sont fermées.
Kapılar açılıyor ve eğlence başlıyor.
Quand les portes s'ouvrent, c'est la rigolade.
Yakınlarda ilginç kapılar açtın mı?
Des portes intéressantes ?
Kapılar açılınca köprü aşağı iniyor.
Quand la porte s'ouvre, le pont descend.
Ellie ağlamak üzereydi. Bu kapılar...
À moins de les mettre en piles !
Bu bir evin anahtarı ama kapılar ağzına kadar açık, bu yüzden anahtar bir işe yaramaz.
Non, de I'autre côté! C'est la clé de la maison, elle sert plus à rien.
O söylemedi bana. Hepsi burada, gün gibi açık.
Tout est écrit dans les cartes.
Çoğu ürün ve teknoloji... ...kapalı kapılar ardında geliştirilirken,... ...bizimkiler, herkes görsün diye... ...açık bir şekilde geliştiriliyor.
Et quand de nombreux produits et technologies sont développés derrière des portes closes, les nôtres sont cultivés au grand jour, là où chacun peut les voir.
Ve gök açılmış, kapılar haline gelmiştir.
et le ciel sera ouvert et présentera des portes,
İkili oda, ara kapılar, şampanya kadehleri.
Deux chambres, porte communicante et flûtes à champagne.
Bunun için karanlıkta söylediğiniz her söz gün ışığında duyulacak, kapalı kapılar ardında kulağa fısıldadıklarınız damlardan duyurulacaktır.
C est pourquoi tout ce que vous aurez dit dans les ténèbres sera entendu dans la lumière, et ce que vous aurez dit à l oreille dans les chambres sera prêché sur les toits.
Evlerine kapılar ve üzerinde yaslanıp dayanacakları koltuklar,
(Nous aurions pourvu) leurs maisons de portes et de divans où ils s'accouderaient,
Evlerine kapılar, üzerlerinde yan yatacakları koltuklar yapardık
(Nous aurions pourvu) leurs maisons de portes et de divans où ils s'accouderaient,
Bunun yerine onlara kapılar açmak istemez miyiz?
Est ce que nous ne voulons pas plutôt leur ouvrir des portes ?
Ve bu kararlar kapalı kapılar ardında gerçekleşiyor.
Et ces votes se déroulent derrière des portes closes.
Kapılar için olsaydı, lavanta kesesinin içinde olurlardı.
Vous les auriez peintes couleur lavande.

 

Ilgili aramalar: Kapalı Kapılar - Kapalı Kapılar Ardında - Açık Açık - Gün Ve Gün - Açık - Açık-kaynak - Açık çek - Açık Kaynak - Açık Havada - Açık Saçık -