"Yüksek basınçlı kap" çevrilmesi Norveçli dile:


  Sözlük Türk-Norveççe

Yüksek - tercüme : Yüksek - tercüme : Yüksek - tercüme : Basınçlı - tercüme : Basınçlı - tercüme : Yüksek - tercüme : Yüksek basınçlı kap - tercüme :

Ads

  örnekler (Harici kaynaklar, incelemediniz)

Yüksek dereceli püskürtücü kullanın. Tam basınçlı.
Bruk høytrykksspyler med varmt vann.
Basınçlı hava, emredersiniz.
Skudd med luft, ay, sir.
Bu basınçlı hava.
Dette er komprimert luft.
Kap Çeneni!
Klapp igjen!
Kap gel.
Få den bort hit.
Kap kaç?
Catchascan ?
Bir silah kap.
Ta et våpen.
Kap bir bardak!
Ta en KOPP!
Küreği kap, Harold.
Ta spaden, Harold.
Ben Terry, Kap...
Jeg heter Terry, eller pad...
Bir silah kap!
Ta et våpen!
Ayrıca su basınçlı sterilize ağız silicisi var.
Den hydrokomprimerte, sterile munntørkeren hindrer flekker.
Bir silindirde napalm, diğerinde basınçlı hava var.
Den ene sylinderen inneholder napalm, den andre trykkluft.
Akıntısı olan adamın dokunduğu toprak kap parçalanacak, tahta kap ise suyla çalkalanacaktır.
Og et lerkar som den som har flod, rører ved, skal brytes i stykker, og ethvert trekar skal skylles i vann.
Evet, daha çok kap getireyim.
Ja, jeg går etter flere krukker.
MÜCEVHER KAP KACAK ALINIR, SATILIR
GULL SØLV SMYKKER GRYTER KJELER
Şuraya bir kap su koyun.
Få en bolle vann inn der.
Yüksek sesle. Yüksek sesle.
Høyere.
Daha yüksek, daha yüksek!
Slå på radioen.
Yüksek
Høy
Yüksek
Øvre
Yüksek.
Over.
Yüksek.
Og den er høyere.
Lamba bir cam kap içindedir. O cam kap ise, incimsi bir gezegen gibidir.
Blusset er omgitt av glass, som om det var en funklende stjerne.
Yaptığı balçıktan kap elinde bozulunca çömlekçi balçığa istediği biçimi vererek başka bir kap yaptı.
og når det kar han gjorde, blev mislykket, som det kan gå med leret i pottemakerens hånd, så gjorde han det om igjen til et annet kar, slik som han vilde ha det.
Bir fincan daha kap konuğumuz var
Få tak i en kopp til, Jimmy. Vi har fått selskap.
Toprağı karardı. Kap çatladı, sessiz, duygusuz...
Kroppen ligger taus, urørlig og død.
Aksi takdirde, kap scufundaşi için riscaşi.
Ikke kjør de andre i senk.
Git babana bir bira kap. Tamam.
Hent pappa en øl
Yüksek yamaç.
Fjellvegg høyt opp.
Yüksek binalar.
Høye bygninger.
Yüksek dalış.
Det høye stupet.
Yüksek olsun
Den kan godt være høy.
Yüksek sesle.
Snakk.
Fazla yüksek.
For høy.
Yüksek sesle.
Snakk høyere.
Moral... yüksek.
Moralen... høy.
Oldukça yüksek.
Altfor høy.
IQ'su yüksek.
Han har høy IQ.
Yüksek Mahkeme
Høyesterett
Yüksek sesle.
Høyere.
Yüksek mi?
Høyere?
Yüksek müsaadenizle.
Jeg ber om litt velvillighet.
Ateşi yüksek.
Feberen hans er høy.
Yüksek sesle!
Høyere.

 

Ilgili aramalar: Yüksek Basınçlı - Kap - Basınçlı - Yüksek - Yüksek Sesle - Yüksek Topuklu - Yüksek Frekans - Yüksek Dozda - Yüksek Atlama - Yüksek Almanca -