"programda"'in çevirisi Arap diline:
Sözlük Türkçe-Arapça
Programda - tercüme :
örnekler (Harici kaynaklar, incelenmemiş)
| Programda sırada ne var? | ما هي الخطوة التالية في البرنامج |
| Programda ne var Garbitsch? | قل لي جاربيتش ما هو البرنامج |
| Bu adam Charles Darwin'di gelecek programda | اسمه كان تشارلز داروين في البرنامج القادم نسافر أعمق إلى قلب غلاباغوس |
| Sadece üzerine yazabilirsiniz. Bu her programda böyle. | يمكنك فقط كتابة عليه. وهذا في كل برنامج. |
| Ve de programda size bir saniye içerisinde | وسيقوم البرنامج، في ثانية، |
| Programda, Ateşin Kalbi, Müzik Andrew Palmer yazıyor. | مدون هنا في برنامج الحفلة أن ألحان (هارت أوف فاير) للأستاذ (أندرو بالمير) |
| Böyle bir programda da evlilik şansı olmadı. | لم يتزوج على هذا النظام |
| Tren, programda olmayan bir yerde durdu galiba. | يبدو أن القطار يقف فى محطات غير محددة |
| Artık başka şansınız kalmadı. Programda yeterince boşluk yok. | كيف يمكنك ان ترسبي عدت مرات |
| Evet efendim. Programda küçük bir değişiklik oldu efendim. | نعم سيدى, لقد حدث تغير بسيط فى الجدول |
| Acaba programda nasıl usta işi bir cinayet var? | أتسائل أى نوع من هذا القتل الغير المتعمد سيكون التالى |
| Ben ilk bölümünde kümesi programda hata ayıklamak için makineye | للجهاز لتصحيح البرنامج حين أقوم بإعداد الجزء الأول |
| Bu programda insanlar programın sonunda oylanan politik fikirlerini sunuyorlar. | و في هذا البرنامج يقدم الناس مناهج السياسة التي يتم التصويت عليها بعد ذلك. |
| Bu folk şarkıcıları kolejde cinsiyet araştırmaları yapan bir programda tanışmış. | هؤلاء المغنيات الشعبيات تقابلن في الجامعة في برنامج لدراسة النوع. |
| Beyzbol sezonu olduğunda beyzbol oynarsınız ve programda oyun olduğu zaman. | تلعب البيسبول عند قدوم موسم المباريات وعندما يكون هناك مباراة متاحة في جدول المباريات. |
| Yani bunu yorumlayıcıda veya programda çalıştırırsak artık a'nın öğelerine işaret edebiliriz. | و إذا قمنا بتشغيل هذا في المترجم أو قمنا بتشغيل هذا في البرنامج الان نستطيع الرجوع إلى عناصر a |
| Cevaben, İşte onlar için programda tek bir an bile olmayacak dediler. | فقالوا ها. لن يكون هناك لحظة واحدة في الجدول. |
| Dördüncü öğeyi this text yaparsanız programda 'print a' derseniz a şöyle olacaktır | و بالتالي إذا قمت بذلك.. |
| Denetim tüm kullanılmayan uzaklıklar düşecek ve sadece o adı verilen programda görüntülemek | عنصر التحكم سيتم إسقاط كافة للإزاحة غير المستخدمة وعرض فقط تلك التي تسمى في البرنامج |
| David Laibson, Harvard'da kullandıkları programda seçeneklerin nasıl en iyi şekilde düzenleneceğine ağırlık verdi. | على كيفية ادارة عروض الخيارات كان الشيئ الذي شارك في تصميمه وبكثافة ديفيد ليبسون والذي كان برنامج لديهم في هارفارد |
| Kalan zamanlayıcı bir programda kalan süreyi görüntülemek için Son döngüsü sayacı bilgileri kullanır | يستخدم جهاز ضبط الوقت المتبقية المعلومات من جهاز ضبط الوقت آخر دورة لعرض الوقت المتبقي في برنامج |
| Bu değişiklikler anında yakalanır ve sonunda geri gelebilirim ve onları CNC programda dahil | يتم التقاط هذه التغييرات على الطاير ويمكن أن يعود في نهاية ودمجها في البرنامج باستخدام الحاسب الآلي |
| Orada, programda ismi gözükmeyen beklenmedik bir konuşmacı vardı ve DNA hakkında bir konuşma yaptı. | وكان هناك متحدثا غير متوقع ولم يكن ببرنامج المتحدثين، وتحدث عن ال DNA. |
| O programda işe alınmada kıyasıya bir rekabet var. o yüzden çok fazla kişi giremiyor. | التوظيف و التنافس على ذلك البرنامج شديد جدا |
| Her bir ülkede, her programda bir sembole ihtiyaç vardır, bu, MBA'sı ile yaptığı en iyi şey muhtemelen. | ان يكون هنالك رمزا .. وقد كان هو رمز حملتنا وبرنامجنا وربما كان هذا افضل شيء قام به بدرجة الماجستير تلك |
| Novartis'le birlikte yaptığımız bir programda bu sentetik DNA araçlarını kullanarak belki de önümüzdeki yıl kullanabileceğiniz grip aşılarını yapmaya çalışıyoruz. | في برنامج مع Novartis لمحاولة استخدام ادوات الـ DNA الصناعية الجديدية |
| Bu programda 7. ayını tamamlayan bir öğrenci tarafından yapıldı, bu çok zeki genç bir hanım, bizim pasta şefimiz tarafından eğitildi. | تم صنع هذا بواسطة تلميذ بعد سبعة اشهر من البرنامج، صنعته شابة لامعة جدا علمها رئيس طهاة المعجنات لدينا. |
| Bu programda bunun mümkün olabileceğini düşünmemiştim ve buradaki her günümde sonum Tommy gibi olur diye kaldığım için kendimi aptal hissediyorum. | لم أتوقع أبدا ناتالي مساعد طبيب بيطري سانت برباره كاليفورنيا |
| Ama bu programda ne yaparsanız yapın, halkın tam desteği olması şart, yani bu yerel ve kültürel değerlere adapte olmanız anlamına geliyor. | ولكن مهما تفعل في هذا البرنامج ، فلا بد أن يكون مدعوم كليا من الناس، مما يعني أنكم لابد ان تتكيفوا مع السكان المحليين، القيم الثقافية، |
| Wood Hole Denizbilimsel Enstitüsü ve bu programda yer almaya başlayan diğer birkaç kütüphaneden ödünç aldık, ve bunu kütüphanelerin ve kitapçıların durma noktasına geldiği yerlerde denedik. | معهد علوم المحيطات و مكتبات أخرى قليلة التي بدأت في الاشتراك في البرنامج لتجربة هذا النموذج حيث تتوقف المكتبة |
| Exxon Mobile'la birlikte yürüttüğümüz bir programda atmosferdeki karbondiksiti kullanarak ya da karbondioksitin yoğun biçimde bulunduğu kaynaklardan onların rafinelerine gönderip benzin ya da dizel yakıt üretebilecek yeni yosun çeşitleri yaratmaya çalışıyoruz. | عندنا برنامج مع شركة اكسون موبيل لمحاولة تطوير سلالة جديدة من الطحالب التي تستطيع امتصاص ثاني اكسيد الكربون بشكل جيد |