"resmen tanınmış"'in çevirisi Bosnalı diline:
Sözlük Türkçe-Bosnalı
Resmen - tercüme : Resmen tanınmış - tercüme : Tanınmış - tercüme : Tanınmış - tercüme : Tanınmış - tercüme :
örnekler (Harici kaynaklar, incelenmemiş)
| Resmen öldü! | Bas je umrla! |
| Tanınmış marka. | Jesu, odlični su. |
| Resmen konuyu saptırıyorsunuz. | Skrećete s teme. |
| Resmen suçlandı, gerçek! | Formalno je bio optužen. Činjenica! |
| Cinayeti resmen görmüş | Ona je očevidac ubojstva. |
| Bu resmen hakaret! | To je uvreda |
| Resmen saçmalık bu. | To je besmislica. |
| Bu resmen harika. | Izvrsno. |
| Resmen tebeşire dönmüşsün. | Blijeda si kao kreda. |
| Bu resmen soygunculuk. | Oh, to je čista pljačka. |
| Yaşamını ve çalışmalarını İstanbul'da sürdüren tanınmış Bulgar sanatçı Ziyatin Nuriev'in Orfeus'un Liri adlı heykeli Bulgaristan'ın Karacali şehir merkezinde resmen açıldı. | Skulptura pod naslovom Orfejeva lira poznatog bugarskog umjetnika Ziyatina Nurieva, koji sada živi i radi u Istambulu, formalno je otkrivena u centru Kardzhalija, Bugarska. |
| Sırbistan resmen AB yolunda | Srbija službeno na putu ka EU |
| Anne, resmen beni sallamıyor! | Oh, majko, on me jednostavno ignorira! |
| İçime su serpildi resmen. | Kakvo olakšanje! |
| Seni resmen parmağında oynatıyor. | Pa on te vuče za nos. |
| Eve resmen el kondu. | PA, KUŹA ŹE BITI ODUZETA, |
| Papağan resmen vefat etmiş. | Taj papagaj je definitivno pokojni. |
| Resmen bir servet harcıyor. | Ona me skupo košta. |
| Kan beynime sıçrıyordu resmen. | Postajalo bi mi vruće. |
| Adamlardan biri resmen homoydu. | Taj jedan tip je bio pravi homo, a? |
| Tanınmış Türk ressam bıçaklandı | Izboden istaknuti turski umjetnik |
| Karadağ Kosova'nın bağımsızlığını resmen tanıdı | Crna Gora formalno priznala nezavisnost Kosova |
| Beni resmen enayi yerine koydular. | Ali to što misle da su napravili budalu od mene. |
| Evet, artık resmen tanıştığımıza göre... | Pa, sad kad smo se upoznali... |
| Sizi resmen hiçbir şeyle suçlamadım. | Službeno vas ne optužujem ni za što. |
| Gül'ün ardından adaylığını resmen açıklaması bekleniyor. | Očekuje se da će je on zatim formalno objaviti. |
| Sırbistan'ın devlet havayolu şirketi resmen özelleştiriliyor. | Državni avio prijevoznik Srbije zvanično se privatizira. |
| Romanya eski komünist rejimi resmen suçladı | Rumunija zvanično optužila bivši komunistički režim |
| Kayıtların gerçekliği henüz resmen doğrulanmış değil. | Autentičnost tih snimaka nije službeno potvrđena. |
| Mandıra kooperatifinin resmen açıldığını İlan ediyorum! | Objavljujem da je mlekarska zadruga zvanično otvorena! |
| Doktorlar resmen bir daha ayılamayacağını söylediler! | Doktori su nam rekli da se neće izvući. Tata... |
| Pek çok tanınmış üye partiden ayrıldı. | Stranku su napustili mnogi istaknuti članovi. |
| Bazı adaylar tanınmış küresel şirketlerden geldi. | Neki proizvodi bili su iz istaknutih globalnih kompanija. |
| Siotis'in kendisi de tanınmış bir şair. | Siotis je i sam poznati pjesnik. |
| Tanınmış ailelerde frengiye daha çok rastlanır. | U visokom društvu to je obično sifilis. |
Ilgili aramalar: Resmen - Tanınmış - Dünyaca Tanınmış -