"macera"'in çevirisi Bosnalı diline:
Sözlük Türkçe-Bosnalı
Macera - tercüme :
örnekler (Harici kaynaklar, incelenmemiş)
| Macera, Kaptan. | Avanturizam, kapetane, avanturizam. |
| Macera avcıları. | Lovaca na suvenire. |
| Ne macera ama! | Kakva avantura! |
| Küçük bir macera. | Mala pustolovina. |
| BH, macera turizmini kucaklıyor | BiH se počinje baviti avanturističkim turizmom |
| Orada macera ve spor | Otkrit ćeš avanturu i razonodu |
| En güzel macera neredeydi? | Gde si doživeo najlepšu avanturu? |
| Macera duygun nerede kaldı? | Gdje ti je pustolovni duh? |
| Büyük bir macera yaşıyordum. | Moj život će biti velika avantura. |
| Asi, diplomat, macera sever... | Križar zakona, diplomat, avanturista. |
| Her zaman macera istedim | Uvek sam žudela za avanturom |
| Romanlar, biyografiler, macera hikayeleri. | ROMANI, BIOGRAFIJE, AVANTURE. |
| Biraz macera mı arıyorsun? | Tražiš li malo uzbuđenja? |
| Seyahat, heyecan, macera, gerilim. | Putovanje, uzbuđenje, avantura. |
| Macera çağrısına karşı uyarıldım da. | Upozorili su me na tihi zov avanture. |
| Bu kaydını dinledim. Büyük macera. | Čuo sam za tvoj rekord, inspirisao me je. |
| Sizin hukuk kafanız macera zevkini yitirmiş. | Život u okviru zakona vas je učinio monotonim! |
| Ayrıldığımızdan beri hiç macera yaşamadın demek. | Bez afera, otkad si otišao? Jadni Gvido! |
| Michael bugün nasıl bir macera yaşayacağız? | Majkl, kakva nam avantura predstoji danas? |
| Macera. Yeryüzünde fazla bir şey kalmamıştı. | Na Zemlji gotovo ništa nije bilo ostalo. |
| 'Bu gezinin macera olmasını hayal ediyordum' | Ovo putovanje sam zamislio kao istraživanje. |
| Zenginlik,ün ve macera elde ettim. | Imao sam bogatstvo, slavu i pustolovinu. |
| Bosna Hersek, macera turizminin en iyileri arasında | BiH na listi za avanturistički turizam |
| Prens gençti, cesurdu ve macera arzusuyla doluydu. | Princ je bio mlad i hrabar i željan avantura |
| Bu benim için büyük bir macera olacak. | Ovo je za mene prava avantura. |
| Gerisi macera, casusluk hikayesi, bir aksiyon hikayesiydi. | Enterprise, sada! |
| Bu adamın macera öyküleri kafasına vurmaya başladı. | Te avanturističke priče su mu udarile u glavu. |
| Hiç içinde yeniyetme kısa eteklilerin olmadığı macera yok mu? | Ne mogu napraviti romansu bez spletkarenja? |
| Yeni macera ve karışıklık girişimlerini doğarken ortadan kaldırmak gerek. | Anarhisti moraju biti uklonjeni. Ne trebaju nam više pobune. |
| Ve gelecekteki macera için korkunç büyük bir merak doğacaktır. | I duh odvažne znatiželjnosti i avanture. |
| Şu taş bebek Japon kızlarından biriyle bir macera yaşamak istemez miydin? | Zar ne bi voleo da imaš romansu sa nekom lepom japanskom lutkicom? |
| Bir macera ya da bir parti gibi bunu çok eğlenceli buluyoruz. | Bilo je veoma zabavno, kao jedna avantura ili žurka. |
| Rugova Vadisi'nde ihtiyacınız olan tek şey birkaç iyi arkadaş ve macera ruhu. | Sve što vam u Rugovskoj dolini treba su dobri prijatelji i avanturistički duh. |
| ...Öyle bir macera ki, grubumuzdan on iki kişi korkunç şekilde can verdi. | Pustolovini u kojoj je izgubilo živote 20 naših suradnika. |
| Bana göre bu hayatın neşesinin kaybolması demek. Macera ve coşkunun bitmesi demek. | To je za mene kraj životne vedrine, duha i avanture. |
Ilgili aramalar: Macera - Macera Dolu -