"parçacık hızlandırıcı"'in çevirisi Bosnalı diline:
Sözlük Türkçe-Bosnalı
örnekler (Harici kaynaklar, incelenmemiş)
| hızlandırıcı etiketi | oznaka akceleratora |
| Hızlandırıcı türü. | Tip kratice. |
| Genişletici etiketi yerine gösterilecek parçacık | Element koji se prikazuje umjesto uobičajene oznake graničnika |
| Bu soğutucular, hızlandırıcı devrelerinden mi çıktı? | Jesu li... ovi kondenzatori s mojih ubrzivačkih uređaja? |
| Cenevre yakınlarındaki CERN parçacık araştırma merkezi. Reuters | Centar za istraživanje čestica CERN kod Ženeve. Reuters |
| Türk enerji bakanı Cenevre'deki parçacık hızlandırıcısının açılışına katıldı. | Turski ministar energetike prisustvovao je predstavljanja akceleratora čestica u Ženevi. |
| Eğer patronunuz izin verirse, bugünlük bir parçacık güneş görebilirsiniz! | Zadovoljan? Jesam. Stvarno? |
| Örgüt deneyi gerçekleştirmek için LHC'yi dev bir parçacık hızlandırıcısı kullanmıştı. | Organizacija je za provođenje tog eksperimenta upotrijebila LHC gigantski akcelerator čestica. |
| Perisiç'in kan hızlandırıcı CERA ile ilgili testlerinin sonuçları hafta başında açıklanmıştı. | Rezultati njenih testova na sredstvo za jačanje krvi CERA objavljeni su ranije u toku sedmice. |
| Sonra nutfeyi alaka (aşılanmış yumurta) yaptık. Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik bu kemikleri etle kapladık. | Potom kap sjemena stvorili zakvačkom, pa zakvačak stvorili grudom mesa, pa grudu mesa stvorili kostima, pa zaodjenuli kosti mesom, zatim ga sazdali stvorenjem drugim. |
| Eğer seçiliyse, metin içindeki altçizgiden sonraki karakter hatırlatıcı hızlandırıcı tuş olarak kullanılacak | Ukoliko je postavljeno, podvlačenje označava da se sljedeći znak koristi kao kratica |
| Peşinden, alakayı, bir parçacık et haline soktuk bu bir parçacık eti kemiklere (iskelete) çevirdik bu kemikleri etle kapladık. Sonra onu başka bir yaratışla insan haline getirdik. | pa onda kap sjemena ugruškom učinimo, zatim od ugruška grudu mesa stvorimo, pa od grude mesa kosti napravimo, a onda kosti mesom zaodjenemo, i poslije ga, kao drugo stvorenje, oživimo pa neka je uzvišen Allah, najljepši Stvoritelj! |
| NATO nun amacı, BH de sürekli varlık göstermesi gerekliliğini ortadan kaldıracak değişimlerin gerçekleşmesinde hızlandırıcı rol oynamaktır. | Namjera NATO a je bila poslužiti kao katalizator promjena koje će ukinuti potrebu za njegovim stalnim prisustvom u BiH. |
| Milosavlyeviç, Sava'nın bölgesel ekonomik işbirliğinde büyümeyi hızlandırıcı önemli bir potansiyele sahip olduğunu da söyledi. | On je izjavio da Sava ima značajan potencijal da dovede do rasta regionalne ekonomske saradnje. |
| Eğer incelenen parçacık kütlesiz (ışık gibi) ise, o zaman kütle sıfıra eşit olur ve | S druge strane, ako čestica koju razmatramo nema mase (kao npr. svjetlost), onda je masa nula i dobijamo |
| Allah'ı bırakıp da kendilerine, göklerden ve yerden bir parçacık rızık veremeyen, buna güç yetiremeyen şeylere mi tapıyorlar? | i klanjaju se, pored Allaha, onima koji nisu u stanju da im bilo kakvu hranu daju, ni iz nebesa ni iz zemlje, i koji ništa ne mogu! |
| Allah'ı bırakıp da kendilerine, göklerden ve yerden bir parçacık rızık veremeyen, buna güç yetiremeyen şeylere mi tapıyorlar? | I obožavaju mimo Allaha ono šta ne vlada opskrbom njihovom iz nebesa i Zemlje nimalo, niti mogu. |
| İsviçre'nin Cenevre kenti yakınlarındaki dünyanın en büyük parçacık fiziği laboratuvarında şu anda yaklaşık 30 Sırp bilim insanı çalışmakta. | Oko 30 srbijanskih naučnika već radi u najvećem svjetskom laboratoriju za fiziku čestica u blizini Ženeve, u Švicarskoj. |
| BH vatandaşlarına vizesiz seyahat hakkı tanınmasının, ülkenin AB ile yakınlaşma süreci açısından önemli bir motivasyon unsuru ve güçlü bir hızlandırıcı etmen olacak. | Vjerujem da bi odobrenje bezviznog režima za građane BiH predstavljalo značajan motivacijski faktor i jak katalizator za sveukupni proces približavanja BiH EU. |
| Cenevre'deki parçacık fizikçileri, evrenin doğasıyla ilgili en akıl karıştırıcı sorulardan bazılarına yanıt bulmak amacıyla bu ay dünyanın en büyük atom parçalayıcısını ateşlediler. Getty Images | Atomski fizičari u Ženevi aktivirali su ovog mjeseca najveći akcelerator atoma na svijetu, u nastojanju da odgovore na neka od najsloženijih pitanja o prirodi svemira. Getty Images |
| Kosova'da ise sorun mayın tarlaları değil, daha çok 1998 1999 yıllarında Sırp silahlı kuvvetleri ve 1999'da NATO tarafından kullanılmış parçacık tesirli bomba kalıntıları. | Na Kosovu problem nije s minama, nego sa preostalom rasprskavajućom municijom koju su koristili srbijanske oružane snage u periodu 1998 1999, te NATO 1999. godine. |
| Bakan, nihai AB üyeliği hedefinin Türkiye'de demokrasi reformunda önemli bir hızlandırıcı unsur olduğunu, bu yüzden bu yolda ilerleme kaydetmek için teşvik edilmesi gerektiğini de belirtiyor. | Izgledi za konačno članstvo u EU pokazali su se važnim katalizatorom demokratske reforme u Turskoj, tako da bi se ona trebala ohrabrivati da ostvaruje daljnji napredak na tom putu, dodaje on. |
| Kısa bir süre önce yayınlanan ve temel hızlandırıcı etken olarak ekonomik krize dikkat çeken Freedom House raporuna göre, basın özgürlüğündeki gerileme, 2008 de üst üste yedinci yılını doldurmuş bulunuyor. | Ističući ekonomsku krizu kao glavni katalizator, novi izvještaj organizacije Freedom House pokazuje da je sloboda medija već sedmu godinu za redom u 2008. u opadanju. |
Ilgili aramalar: Parçacık Hızlandırıcı - Hızlandırıcı - Parçacık - Atomaltı Parçacık - Parçacık Fiziği -