"biriken"'in çevirisi Macar Diline:
Sözlük Türkçe-Macarca
Biriken - tercüme :
örnekler (Harici kaynaklar, incelenmemiş)
| Burada biriken bağışları listelemeliyiz. | Leltárt kell készítenünk az adományokról, amik felhalmozódnak itt. |
| Biriken paramızı şömine rafında saklardık. | Megtakarított pénzünket a kandaIIón tartottuk. |
| ipotek boyunca biriken faiz ödemelerini... | levonhatják ezt, mivel a kamatfizetések... |
| Ve bütün bunlar biriken kültürel adaptasyonun sonucudur. | S mindez a felgyülemlő kulturális adaptáció következtében. |
| Sevgilim, orası yıllar boyunca biriken eski eşyalarla dolu. | Az tele van szeméttel évek óta. |
| Tabi, bir de bunlardan oluşan atmosferde biriken karbondioksit sözkonusu. | Aztán természetesen, ott van az ezekből az anyagokból származó szén dioxid, amely a légkörben köt ki. |
| Biriken sıvının atılması için diüretik denilen sıvı atıcı ilaçlar verdim. | Adtam neki úgynevezett diuretikumot, vízhajtót, hogy a felesleges folyadék a vizelettel távozzon. |
| Bir iplik doğrudan kopyalanabilir, ve aşağıda biriken şu şeyleri de görüyorsunuz. | Az egyik szál folyamatosan másolódhat, és ez látható, amint lefűződik az alsó részen. |
| Biriken tazminat talepleri dağ gibi. Altı müfettiş daha çalıştırsam bile işler yetişmez. | A kárigények már halomba állnak itt.... ...még hat másik nyomozót alkalmazhatnék és akkor is késésben lennénk. |
| 60 65 yaş arasındaysanız zamanında emekli olursunuz. 401K'nız (şirkette biriken emeklilik fonunuz) hazırlanır. | Ha Ön 60 65 év között van, akkor elmehet nyugdíjba. ????????????? |
| Olayı seyretmek için biriken halkın tümü olup bitenleri görünce göğüslerini döve döve geri döndüler. | És az egész sokaság, mely e dolognak látására ment oda, látván azokat, a mik történtek, mellét verve megtére. |
| Bir günde ayağımın altında biriken kirden 5000 tuğla yaptım ve traktörü de 6 günde yaptım. | Már préseltem 5000 téglát egy nap alatt a talpam alatti földből, és építettem traktor hat nap alatt. |
| Bu biraz da problem yaratan bir yol kesendi çünkü polis sürekli biriken kalabalığı dağıtmaya çalışıyordu. | Kisebbfajta útakadály lett belőle, ami gondot okozott, mert a rendőrség folymatosan próbálta távol tartani a tömeget. |
| 1986'dan beri çatıda biriken yağmur sularını topluyoruz bunu mimarlar ya da mühendisler olmadan kendi başımıza düşündük | 1986 ban történt sem a mérnökök, sem az építészek nem gondoltak rá de mi a tetőről gyűjtjük az esővizet. |
| Ve bu senenin sonunda COP15'e ( BM İklim Değişikliği Konferansı ) gidince biriken CO2'yi ne yapacağız diye düşünüp duracağız... | Az év végi COP15 klímakonferencián nem tudunk nem gondolni a felduzzadó CO2 ra. |
| Açığa çıkan kimyasal maddeler, onu yiyen zavallı yaratığın etine geçer. Ve sonra biz gelip de o zavallı yaratığı yediğimizde, biriken toksinlerin bir bölümü bizim de bedenlerimize geçer. | Vegyszereket szivárogtat ki a szegény fráter húsába amely megette azt, és aztán jövünk mi, akik megesszük a szegény frátert és a toxinok egy része felhalmozódik a mi testünkben is. |
| Kral kadına sorunca kadın her şeyi anlattı. Bunun üzerine kral bir görevli çağırtıp şu buyruğu verdi Bu kadına her şeyini, ülkeden ayrıldığı günden bugüne kadar biriken bütün geliriyle birlikte tarlasını geri verin. | És kikérdezé a király az asszonyt, és az elbeszélé néki és ada a király õ mellé egy udvari szolgát, mondván Adasd vissza néki minden jószágát, és a szántóföldnek minden hasznát attól az idõtõl fogva, a mióta elhagyta a földet egész mostanig. |
Ilgili aramalar: Biriken -