"devrim"'in çevirisi Macar Diline:
Sözlük Türkçe-Macarca
Devrim - tercüme :
örnekler (Harici kaynaklar, incelenmemiş)
| Devrim gerçekleşiyor. | A forradalom most történik. |
| Devrim yok. | Felhagytam a forradalom tervével. |
| HOLLYWOOD'DA DEVRİM | A film forradalma |
| Biz devrim yaratmıyoruz. | Nem teremtünk forradalmakat. |
| 2, Endustriel Devrim. | Második, a tudományos forradalom. |
| Ancak devrim yapılınca... | De amikor a forradalom... |
| Gelenler devrim gazileri. | Ok a forradalmi veterán katonák. |
| Tevekkeli devrim oldu. | Ezért lázadtak fel. |
| Chris'in saati bir devrim. | Chris órája forradalminak számít. |
| Burada bir devrim gerçekleşiyor. | Forradalom van. |
| Bu bir devrim gibi. | Egy forradalomnak érzett. |
| Devrim dedikleri bu mu? | Ez az amit forradalomnak hívnak? |
| Bunun bir devrim olduğu görüşündeyim. | Úgy gondolom, ez egy forradalom. |
| Bunun adı Devrim 2.0.'dır. | Ez a 2.0 ás forradalom. |
| Yapmanız gereken, Devrim ateşini harlamaktır. | Amit tennetek kell, az a forradalom lángjainak az életben tartása. |
| Ancak devrim yapılınca... Dikkat edin. | De amikor a forradalom ... Vigyázz. |
| Devrim hakkında ne söylüyordunuz Kont? | Mit mondván, a forradalom, gróf? |
| Bu devrim yaratan bir fikirdi. | Úgy gondolom különböző okok felelősek ezért. Ez egy fiktív járvány. |
| Bu devrim insan hakları harekatıydı. | Az emberjogi mozgalom volt. |
| Devrim için ölenler asla unutulmayacak! | Örök dicsőség annak, aki meghalt a forradalomért! |
| Devrim hakkında ne söylüyordunuz Kont? | Mit akart mondani a forradalomról, gróf úr? |
| Buna devrim dememin sebebi, dengeleri değiştirmesi. | Ez egy forradalom abban az értelemben, hogy megváltoztatja az egyensúlyt. |
| El Cezire bir devrim aracı değil. | Az Al Jazeera nem a forradalom eszköze. |
| Ve sonunda oldu, büyük bir devrim. | És itt volt, egy nagy forradalom. |
| Ve şimdi de dijital devrim var. | Most pedig elérkeztünk a digitális forradalomhoz. |
| Benimle her an bir devrim başlatabilir. | Én máris kész vagyok arra a forradalomra. |
| Bu bir haber değil, bir devrim. | Ez nem sztori! Ez forradalom! |
| Bay Trask sebze piyasasında devrim yarattı. | Mr. Trask épp most forradalmasította a zöldségpiacot. |
| Kültürel Devrim sırasında Çin daha iyi durumdaydı. | Kína a kulturális forradalom alatt. |
| Bunu yapıyoruz çünkü bir devrim başlatmak istiyoruz. | Azért csináltuk, mert forradalmat akartunk kirobbantani. |
| Gezegendeki iletişim biçimimizde gerçek bir devrim yaptı | Ténylegesen forradalmasította a kommunikációt a Földön. |
| Ve bu.. webde siber suçlarda devrim yarattı. | Ez volt az a módszer, ami igazán forradalmasította a kiberbűnözést a weben. |
| Bugün burada bir devrim başlatmak için bulunuyorum. | Ma azért vagyok itt, hogy egy forradalmat indítsak el. |
| bir devrim başlatmak için neredeyse yetecek kadar. | Aligha elég elindítani a forradalmat. |
| Etrafımızda tıbbi bir devrim yaşanıyor, ve bu devrim, toplumumuzdaki en korkulan bazı hastalıkları fethetmemizi sağlayacak. Kanser bunlardan biri | Egy orvosi forradalom részesei vagyunk, olyan forradalom ez, amely segíthet legyőzni az emberiség legrettegettebb problémáit, mint a rák. |
Ilgili aramalar: Devrim - Devrim Karşıtı -