"hap"'in çevirisi Macar Diline:


  örnekler (Harici kaynaklar, incelenmemiş)

Hap. Hap.
A tabletta.
Hap nerede?
Hol az a tabletta?
Diğer hap.
A tablettát.
Ama beyaz hap mavi hap kadar iyi değil.
De a fehér tabletta nem olyan jó, mint a kék.
O hap, burada kalmak için geliyor. Hap, efendim?
That tablettát jön itt maradni. Pill, uram?
Ona hap verdim.
Adtam neki egy tablettát.
Zehirli hap içti!
Mérgezett tablettákat vett be!
Fazla hap yutmuşum.
De így is túl sokat vettem be.
Hap ister misiniz?
Kér egy altatót?
Hap veya iğne olarak alabilirsiniz.
Magkapja vagy tabletta vagy injekció formájában.
Ortalama fiyat (hap başına EUR)
Hallucinogén anyagok
Her saat sakinleştirici hap alacaksınız.
óránként egy nyugtató.
Hap almış, diyorum. Gardenal içmiş.
Gardenal szedett be.
Bu bir hap, basit bir hap ve bunu suyla yuttuğum zaman, mucizeler gerçekleştiriyor.
Egy pirula. Egy egyszerű pirula. És ha beveszem vízzel, csodákra képes.
İki günde bir hap, üç hap kadar iyi değil. İstatistikleri şu an hatırlayamıyorum. Afedersiniz.
Egy tabletta naponta kétszer nem olyan jó, mint három tabletta nem emlékszem a statisztikára pontosan.
Burada şansını size her iyi hap.
Add ide a kezedet, 'tis végén, búcsú, jó éjszakát.
Karnınız ağrıyorsa, ağrı kesici hap alırsınız.
Gyomorfájásra CC pirulát.
Bir hap için çok iri degil mi?
Nem túl nagy ez a pirula?
Sen de bir hap için çok irisin.
Pirulának maga is jó nagy!
Doktor, ben sana hap dağıtıcısı dedim mi?
Doktor, mikor neveztem én magát felcsernek?
Günde bir hap içenin doktora ihtiyacı kalmaz.
Aki egyet bevesz, beteg soha nem lesz.
Onun yardımını istemek ve sevgili hap anlatmak için.
Ő segít vágynak, és kedves HAP mondani.
Her neyse haydi kırmızı hap alıyormuş gibi davranalım.
Akkor vegyük be a piros kapszulát!
O hap güçlü. Bir iş yapacaksak tam yapmalıyız.
Ha csináljuk, csináljuk rendesen.
Araştırmaya göre, plaseboyu beyaz bir hap şeklinde oluşturursanız, aspirin şeklinde, sadece yuvarlak beyaz hap, hapın bazı kesin ölçülebilir etkilerini gözlemlersiniz.
Mint kiderült, ha beveszel egy placebot fehér tabletta formában, ami aszpirin formájú egy egyszerű kerek fehér tabletta van valamiféle mérhető hatása.
Yani peynir, köpekler ve sivrisinekleri öldürmek için bir hap.
Tehát sajt, kutyák és szúnyogölő pirula.
Bazen keşke insanları yok edecek bir hap olsaydı diyorum.
Bár volna olyan pirula, ami az embereket tüntetné el!
Eğer beni anında iyileştirecek bir hap olsa, o hapı içer miydim?
Ha lenne egy pirula, ami egy csapásra meggyógyítana, bevenném e?
Ama Gordon için, bu gece acı bir hap gibi gelmiş olmalı.
De Gordonnak le kellett nyelnie még egy keserű pirulát.
Pudra ve hap verip, banyo yaptırıp, iğne ve lavman yapıyorsun ama...
Kaptam már tőled elég pirulát, injekciót...
Acının yok olması için iğne yerine bir hap yok mu doktor?
Az injekció helyett nincs valami pirula, ami megszüntetheti a fájdalmat?
Uzun yaşam konusunda bir kısayol ya da hap gibi bir şey yok.
Amikor a hosszú életről van szó, nincs azonnali gyógymód egy tablettában vagy bármi másban.
Böylece ülkenin her yanına hap ve kondom temın edebiliyorlardı, her bir köye kadar.
Ezért el tudták látni tablettákkal és óvszerekkel az egész országot, az ország minden faluját.
Bu sadece bir hap almak ve ardından performansınızın artması ya da ağrınızın geçmesi ile açıklanamaz.
Nem csak a teljesítmény növekedéséről és a fájdalom csökkenéséről szól, miután bevettünk egy tablettát.
2004 yılında, ecstasy haplarının ortalama perakende fiyatı Litvanya ve Polonya da hap başına 3 euro dan Yunanistan
2004 ben az ecstasytabletták átlagos kiskereskedelmi ára a Litvániában és Lengyelországban jellemző darabonkénti 3 eurótól a Görögországban és Olaszországban feljegyzett

 

Ilgili aramalar: Hap - Mavi Hap -